Facebook'ta Paylaş

18 Aralık 2009 Cuma

fakirlik ve zenginlik



Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.




Çok fakir bir ailenin

evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu:



"Yolculuğumuzu nasıl buldun?"



"Çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul.



"İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?"



"Evet."



"Peki ne öğrendin ?"



"Şunu gördüm" dedi oğul:"Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor."



Ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. Ve

çocuk ekledi:





"Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için, teşekkür ederim babacığım !"

ibradı hükümet konağı

hükümet konağının içi öylesine tarih kokuyoduki bir kaç kare çekmeden edemedim...


ilk girişe koyulmuş bi tulumba



merdivenlerin bile yapısı öyle güzelki,çıktığımız solan ve cumba karışımı odada müthiş bi uyum içindeydi...






ve merdivenlerin bitiminde tam anlamıyla buram buram tarih kokan minik pencerelerinden sızan gün ışığyla bizi karşılayan cumba...




sanki huzur dolu oturma odanıza gelmişsiniz hissi uyandıran bi yer,ve insanlar gercektende gelip rahat rahat oturup bekliyorlar,hükümet konağındaki işleri hallona kadar bu cumbada...
aynen bu amcaların yaptığı gibi :)






cumbayı otantik bi şekilde süslemişler,ben oradaa cemice hoşuma giden herşeyi çekmeye çalışırken bi beyefendi saygıyla kalktı ve hangi açıdan çekmem gerektiğini anlattı ben ne kadar anladım orası tartışılır :)
meğer bu beyefendidin mesleği fotoğarçılıkmış...

ve bu otantik görüntüden fotoğraf karelerine sığdırabildiklerim...













ve benim en çok sevdiğim parça,kimbilir kaç hayat tanıklık etmiş,sehpa olarak ortaya koyulmuş olan orjinal sandık,içini açıp baktım kapağını falan inceledim,orjinal haline hiç dokunulmamış,bir sandık...







ve içlerindeki en güzel parça tavandaki avize,üzeri ay yıldızla işlenmiş,hammaddesi bakır olan ve müthiş güzel görünen avize,çekebildiğim kadarıyla çektim buyrun...









böğürtlenler










17 Aralık 2009 Perşembe

güneş yağmur ve orman...

hem güneşin hemde yağmurun aynı anda olduğu istisna zamanlardan biriydi bende herzamanki gibi dijitalimin düğmesine dokundum,ve ardından kırmızı pürlü orman...









yağmur kesilince kendine kara bulutların arsından nazlı nazlı gösteren güneşin cılız ışıkları...





bana ve eşime çok garip gelen kırmızı pürlü orman...






su ve yansımaları....






























sarı çiğdem....

gecen yazdan kalma daha doğrucası yazadan kışa ağır ağır geçme dönemindegüneş kadar güzel sarısıyla sarı çiğdem kabakların arasında boy göstermiş annemin bahçesinde...



















ve sonbahar... suya düşmüş kuru yapraklar ...

yine köyüme civar köylerden biri üzümdere köyünden sonbahar manzaraları...